ARİFE KALENDER/YAZ ÜŞÜMESİ
DELİLİĞİN SÖYLETTİĞİ
Bir kitabın emirleriydi, yetmedi
bağlanan kollar, biçimlenen arzu
hırsızlığa başladım, zinaya ve belaya
böyle başladı yamuk ve kırık çizgiler
bir avmışım orman kuytularında
ya da derede sazan, arının dadandığı üzüm
payıma düşen kitabın yazdığından fazlaymış
ah, amirini tanıyamadığım emirler
deliliğin söylettiği sözcükler
ağaç dalları arasından göklere baktım
bulut oyunlarıdır keder
yağar bazen geçer gider
öyle bir yere geldim ki şimdi
her şey bir oyunmuş meğer
her şey bir oyunmuş meğer
hormon zorbalığı, ten çılgınlığı
sevgilim birer böcekmişiz aslında
sopalarla yürüyüş yolu değiştirilen
bir kitabın emirleriydi okuduğum
dibe vurdum, yüze çıktım, kurtuldum
turnaydım yükseklerde, kanatlarım uçma yorgunu
geçtim kitaplardan, harfe semah durdum
harfe semah durdum
kitaptan çıkalı çok olmuştu
her şey harfti, Tanrı harf
ruhum emirlere uymadı, biçimsizdi gövdem
sesin soluğu, özgürlüğün ıslığıydı duyduğum
ŞU GELEN SONBAHAR MI?
Şu gelen sonbahar mı?
salmış yollara zincirsiz rüzgarı
ağaçları budanmış bahçelerde
yorgun yaz şarkıları iğdelere asılı
ben de koştum mevsimlerin peşinden
kırıldım da yaprak döküldü benden
senden vazgeçtim derin uykular
bak! şuramda izi duruyor yaralı bir akşamın
kabuğumun altında sancısı saklı
Şu gelen sonbahar mı?
Kim tanır ayak seslerini güllerden başka
bir çocuğun sızlayan ayakları, dizleri ihtiyarın
yağmur da bilir elbet, çıkar gizlendiği yerden
kayalara iner yıldırımları
bir yanı yanıyor dünyanın, bir yanı sel
sanal yaşam inşasında çalışıyor çocuklar
eskiden yalnızca hüzün taşırdı güzler
sevgiye dair tüm sözcükler yaşlandı
Geçen yıl da aynı sonbahar
canımı acıtmıştı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder