BİRAZ HASSASİYET
Bu yazımı; çok isteyip emek vermelerine rağmen ana-baba olamayanlara, uzun zamandır arayıp bekledikleri halde gönül yoldaşlarını bulamayanlara ve yıllar yılı birlikte hayat mücadelesi verip apansız yol arkadaşlarını kaybedenlere sunmak üzere kaleme aldım.
Neden böyle bir yazı yazma ihtiyacı duydum?
Çünkü, istedikleri şeyleri gerçekleştiremeyen veya sahip oldukları değerleri aniden yitiren insanlara en yakın arkadaşlarının, dostlarının, kardeşlerinin, amirlerinin, iş arkadaşlarının vd. söylediği, kibarca patavatsızlık olarak nitelendirebileceğim kırıcı cümleleri duymaktan çok sıkıldım.
Ne kadar kolay, bir insanın yoksunluğu hakkında konuşmak. İç dünyasında neler yaşadığını, yüreğinde ne fırtınalar koptuğunu bilmeden, ne kadar kolay dalga geçmek, eleştirmek, kategorize etmek insanları.
Şu yaşıma geldim ve bir şeyden çok eminim: Kişi, yaşamadığı acıyı anlayamıyor.
Anlayamıyorsun. Amenna.En azından anlayamayacağını bil ve o acıya ve acı çekene saygı duy. Muhatabının kanayan yarasına tuz basma. Mesela; sitem edeceğin arkadaşının eğer çocuğu olmuyorsa ona "Eline ayağına dolanan çocuğun da yok ama niye aramıyorsun?" demeyiver. Eşini kaybetmiş ve bir şekilde hayata tutunmuş komşun hakkında "Şen dul" ifadesini kullanmazsan hiçbir şey kaybetmezsin aslında. "........ öğretmen bekar nasılsa, şu dersi/nöbeti ona verelim." demeden ders programı yapıver idareci arkadaşım.
Örnekler çoğaltılabilir. Ama sizi bunaltmak istemem. Demem o ki, lütfen yoksunlukların getirebileceği avantajları, çalışma hayatını planlarken veya ailevi sorunların çözümü için yapılan kardeşler arası iş bölümünde kullanmaya kalkmayın. Yalnız yaşayanlar, hayat arkadaşını kaybetmiş insanlar, çocuğu olmayanlar, her elde rahat rahat öne sürebileceğiniz jokerler değildir. Onların mutsuzluk nedenlerini kendinize kâr olarak görmeyin.
Unutmayın, siz dünyanın merkezi değilsiniz. Hastalıklar ve sorunlar sadece evli ve çocuklu çiftler için değil yeryüzünde. Herkesin özelinde bir problemi var muhakkak.
Şartları ne olursa olsun karşımızda bizimle denk bir insan var. Hastalık, ailevi sorun, iş hayatı vs. Senin iş hayatında problemlerin vardır, onun ailevi çıkmazları, başkasının sağlık sorunları. Ama illa ki; bilelim veya bilmeyelim, "Oh ne rahat, yalnız yaşıyor, çocuk sıkıntısı da yok zaten, hayat ona güzel" şeklinde yargıladığınız insanın da bir derin sızısı vardır.
Ayrıca, emin olun ki; baştan beri sözünü ettiğim yoksunluklar, yaşayanların tercihleri değil, kaderdir. Bunlar, karar verip eyleme geçtiğimiz yaşam deneyimleri değil, yönetmeye gücümüzün yetmediği durumlardır.
Tolstoy'un bir sözüyle bağlamak istiyorum düşüncelerimi. "Acı duyabiliyorsan canlısın, başkasının acısını duyabiliyorsan insansın." demiş Tolstoy. Ne olur, anlayamıyorsanız, karşınızdakinin acısını duyamıyorsanız dahi en azından saygı duyun ve incitmeyin kimseyi.
HAFİZE ŞENER BİLGİÇ/27.01.2018